bilmek neden yetmiyor bana? hareketlerime, söyleyeceklerime ket vuran bu diğer ben de kim? iki gözü üzerimde, her açımdan durmadan beni gözlüyor yargılamaya hazır; öncelikli görevi her daim beni kırmak, kendimi kendime düşman kılmak. elim ayağım dolaşıyor birbirine, önceliklerimi sıraya koyamıyorum. ne yapmayı-söylemeyi planlasam, onu hemen yersiz buluyorum. ve akıp gidiyor zaman. karşımda oturanın gitme vaktini getiriyor. daha biraz önce gelmişti halbuki o. daha yüzüne dikkatlice bakacaktım, dudaklarından dökülen hiçbir sözü kaçırmayacaktım. şimdi hatırasız kaldım. gülecektik daha, söyeyeceklerim vardı ona. zaman; beni aciz bıraktın!
bir sancı var. nefret ederek olması gereken şekilde davranmaya zorluyor beni. gözlerim ama olmalı, dilim lal; aksi şekilde davranırsam, bir diğer hiç hoşlanmadığım "zorlama" olacak olacaklar.
dileklerim bende kaldı, varsın kalsın. zorlamadım, iyi de yaptım. akışına bıraktım. kendimi tutamayarak tek bir şey oldu yaptığım; iki damla gözyaşımı ardına kattım...
17 Eylül 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder