"This is where the one who knows, meets the one who doesn't care..."

19 Kasım 2008 Çarşamba

L'Obscur Ennemi

haydi neşelenelim biraz yahu! arkadaşlarımı endişelendiriyormuşum son birkaç zamandır. okuladakilerden de "neler oloor kuzum? bu ne hal? suratsız n'aber?" vb. cümleler duyuyorum. eh diyemem ki pür neşe bir insan idim de bir anda mahkeme duvarı suratlı oldum; kendimi bildim bileli suratsız bir insanım, ama demek ki son zamanlarda daha farklı bir ifade yer bulmakta yüzümde. eskiden iki insan gördüm kendimi sıyırıyordum buhranımdan, neşeleniyordum; şimdi olamaz oldum öyle. vazgeçmekte olduğumu duyumsuyorum; böyle içimde bir parçalanma, parçaların parça parça içimden boşalması, içsiz kalmak, içsiz olmak gibi; var olan her şeyin tükendiğini hissediyorum. üzerinde durmamak lazım pek, durunca daha da sarpa sarıyor zira.
neşeleneceğiz iyi hoş da, nasıl yapacağız o işi? umutla? güzel, güneşli günler göreceğiz telkinleriyle mi? iyi hoş da ben sadece gülebiliyorum bunlara, başka da bir işime yaramıyorlar. neyse...
en iyisi akışınarakmak, zamanı tüketerek. iyi değilim, ama sadece şimdilik, o nedenle siz beni iyi bilin, bırakınız kendi kendime kendime geleyim.


L'Ennemi

Ma jeunesse ne fut qu'un ténébreux orage,
Traversé çà et par de brillants soleils;
Le tonnerre et la pluie ont fait un tel ravage,
Qu'il reste en mon jardin bien peu de fruits vermeils.

Voilà que j'ai touché l'automne des idées,
Et qu'il faut employer la pelle et les râteaux
Pour rassembler à neuf les terres inondées,
l'eau creuse des trous grands comme des tombeaux.

Et qui sait si les fleurs nouvelles que je rêve
Trouveront dans ce sol lavé comme une grève
Le mystique aliment qui ferait leur vigueur?

— Ô douleur! ô douleur! Le Temps mange la vie,
Et l'obscur Ennemi qui nous ronge le coeur
Du sang que nous perdons croît et se fortifie!


Charles Baudelaire

Hiç yorum yok: