"This is where the one who knows, meets the one who doesn't care..."

22 Ağustos 2008 Cuma

Ne Diyem Mahmut Mu Diyem

terimleri istemiyorum, isimleri reddediyorum, şekillerden nefret ediyorum. adı konmuş, biçimendirilmiş ne varsa yok olsun, tüm dünya bir büyük ruh olsun. uzun uzun anlatarak anlayalım birbirimizi, kolaya kaçışa meyil ettiren o lanet tek kelimeler olmasın. dokunalım körmüş gibi, hatta madde oluşu aşalım, içiçe geçerek ve tek olarak, birebir tanıyalım birbirimizi. böylesi olmayacak duaysa, o vakit hayvanlığımızı kullanalım; her taşın altından çıkan, ne olduğumuzu tüm çıplaklığıyla ortaya koyan o herkesin nevi şahsına münhasır vücut kokusunu arayalım. aramakla kalmayıp bulalım, bulmakla kalmayıp algılayalım. aşalım artık korkuları, "ben kendimce buyum, onlarca neyim?"sorularını. bırakamıyorsak şayet, o vakit kendimizi algılayışımızla başkalarının bizi algılayışını toplayıp ikiye bölelim. içi tanımlarla doldurulmuş sıfatları ardımızda bırakalım ve hem etiketlemekten hem de etiketlenmekten vazgeçelim. artık sıfatlarımızla değil, hislerimizi anlatışımızla betimlenelim.

sohbet nedir bilmiyorum. herhangi bir yere bakarken görülen herhangi bir şeyin güzel bulunuşunun paylaşımı aptalca olmasın istiyorum, özellikle de doğaya dairlerin.

- denizin mavisi bugün ne güzel değil mi?
- hııı...

dışından hııı diyerek beni başından savar ve kendince algını yöneltmeni sağlamaya çalıştığım yerin dikkate değmez olduğunu düşünürken, içinden beni gariplikle yaftalayan sen: siktir ol ve çıktığın yere geri dön; dön de bir bak nedir, ne değildir? çıktığı kabuğu beğenmeyene ne denir?ama sen söylediklerimi hakaret bilirsin, zira senin çıktığın yer algın annenden geriye gitmeye yetmez, hiçbir yargın, öncesinde konunun özüne inmez bilirim. halbuki çıktığın asıl yer, dikkate değer bulmadığın yerdir, denizdir. sadece o da değil; havadır, topraktır ve nihayetinde en mühimi, bir başka insandır. derininde daha derini, gerisinde daha gerisi de vardır.

doğanın içindeyken, bir anlık da olsa, sessizlik içinde gözünü kapatarak anı duyumsama dürtüsü barındırmayan, kendini yaşam telaşına kaptırmayı matah bir şey sanışından, gün içinde karşılaşılan onlarca güzelliğe gözleri kapalı olan insan modelini yakınımda istemiyorum.

yazım burada bitti!

Hiç yorum yok: